Yeme Tutumları - Analiz Raporu – İSTMER

Yeme Tutumları – Analiz Raporu

yeme tutum analiz rapor

ÖĞRENCİLERİN YEME TUTUMLARININ İSTATİSTİKSEL AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

Bu araştırmada bir üniversitede hemşirelik, ebelik ve beslenme ve diyetetik bölümlerinde okuyan öğrencilerin yeme bozukluğuna sahip olma durumları ile elde edilen demografik bulguları ve beslenme durumları yönünden karşılaştırılması yapılmıştır. Yeme bozukluğuna sahip olma durumları öğrencilerin Yeme Tutum Testi (YTT) anketine verdikleri puanlar dikkate alınarak hesaplanmıştır. Toplam puanı 30 altında olanlar yeme bozukluğu yok, 30 ve üstü olanlar yeme bozukluğu var şeklinde kategorilere ayrılmıştır.

İstatistik analiz sürecinde, sayımla elde edilen ölçüm değerlerinin bir değişken yönünden karşılaştırmak için ilişki testleri uygun istatistiksel teknik olarak görülmüştür. Çapraz tablo hücrelerinin beklenen değerleri dikkate alınarak uygun istatistiksel yöntem belirlenmiştir. Bu bağlamda 2×2’lik çapraz tabloda en az bir hücre 5 ile 25 arasında olan bulgular için Yates düzeltmesi, 5’ten küçük olan bulgular için Fisher testi uygulanmıştır.

İstatistiksel analiz sonuçları için hata payı %5 olarak belirlenmiş ve araştırmada elde edilen veriler Minitab yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir.

Tablo 1: Öğrencilerin demografik bulguları

özellikler yeme tutumu araştırma

Tablo 1’de öğrencilerin demografik bulgularına yönelik frekans analizi sonuçları gösterilmektedir. Öğrencilerin %31.0’ı (71 kişi) beslenme ve diyetetik, %32.8’i (75 kişi) hemşirelik, %36.2’si (83 kişi) ebelik bölümlerine devam ettikleri görülmektedir. Cinsiyet dağılımına göre öğrencilerin %36.7’si (84 kişi) erkek, %63.3’ü (145 kişi) kadındır.

Öğrencilerin %48.9’u (112 kişi) sosyal güvencesinin olduğunu, %51.1’i (117 kişi) sosyal güvencesinin olmadığını ifade ettikleri görülmektedir. Kaldıkları yere göre öğrencilerin %25.8’i (59 kişi) ailesinin yanında, %27.1’i (62 kişi) yurtta, %23.1’i (53 kişi) evde, %24.0’ı (55 kişi) diğer olarak belirttikleri görülmektedir. Öğrencilerin %38.0’ı (87 kişi) il merkezinden, %33.2’si (76 kişi) ilçeden, %28.8’i (66 kişi) köyden geldiklerini belirttikleri görülmektedir.

Aile yapısına göre öğrencilerin %36.2’si (83 kişi) çekirdek, %35.4’ü (81 kişi) parçalanmış, %28.4’ü (65 kişi) geniş aile yapısına sahip olduklarını belirttikleri görülmektedir. Öğrencilerin %54.6’sı (125 kişi) çalıştığını, %45.4’ü (104 kişi) çalışmadığını belirttikleri görülmektedir. Gelir durumuna göre öğrencilerin %39.7’si (91 kişi) yeterli, %27.9’u (64 kişi) kısmen yeterli, %32.3’ü (74 kişi) yetersiz olarak belirttikleri görülmektedir.

Tablo 2: Öğrencilerin beslenme durumlarına ilişkin dağılımlar

öğrenciler beslenme durum dağılım

Tablo 2’de öğrencilerin beslenme durumlarına ilişkin frekans analizi sonuçları gösterilmektedir. Öğrencilerin %27.5’i (63 kişi) ev yemeği, %29.3’ü (67 kişi) üniversite yemekhanesi, %31.4’ü (72 kişi) ayaküstü beslenme, %4.4’ü (10 kişi) kafeterya, %7.4’ü (17 kişi) diğer beslenme şeklini tercih ettikleri görülmektedir.

Öğrencilerin %28.4’ü (65 kişi) 2, %27.9’u (64 kişi) 3, %27.5’i (63 kişi) 4, %9.2’si (21 kişi) 5, %7.0’ı (16 kişi) 6 öğün yemek yedikleri görülmektedir. Öğrencilerin %47.2’si (108 kişi) öğün atladıklarını, %52.8’i (121 kişi) öğün atlamadıklarını belirttikleri gözlenmektedir.

Öğrencilerin %23.6’sı (54 kişi) sabah kahvaltısını, %30.1’i (69 kişi) öğle yemeğini, %23.6’sı (54 kişi) akşam yemeğini, %22.7’si (52 kişi) sabah ve akşam yemeklerini gün içinde atladıklarını belirttikleri gözlenmektedir.

Tablo 3: Cinsiyet ile yeme bozukluğuna sahip olma durumlarının karşılaştırılması

cinsiyet yeme bozukluğu çapraz tablo

Tablo 3’te öğrencilerin yeme bozukluğuna sahip olma durumları ile cinsiyet durumları arasındaki ki-kare ilişki testi sonuçları gösterilmektedir. Test sonuçlarına göre, yeme bozukluğuna sahip olma durumları ile cinsiyet durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir (Ki-Kare=136.670, p<0.05).

Çapraz tabloya ilişkin analiz sonuçları incelendiğinde, erkek öğrencilerin %71.43’ünde (60 kişi) yeme bozukluğu olduğu görülürken, kadın öğrencilerde yeme bozukluğu olmadığı görülmektedir.

Tablo 4: Aile yapısı ile yeme bozukluğuna sahip olma durumlarının karşılaştırılması

aile yapısı yeme bozukluğu karşılaştırma

Tablo 4’te öğrencilerin yeme bozukluğuna sahip olma durumları ile aile yapısı arasındaki ki-kare ilişki testi sonuçları gösterilmektedir. Test sonuçlarına göre, öğrencilerin yeme bozukluğuna sahip olma durumları ile aile yapısı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığı görülmektedir (Ki-Kare=0.502, p>0.05).

Tablo 5: Sigara içme durumu ile yeme bozukluğuna sahip olma durumlarının karşılaştırılması

sigara içme yeme bozukluğu karşılaştırma

Tablo 5’te öğrencilerin yeme bozukluğuna sahip olma durumları ile sigara içme durumları arasındaki ki-kare ilişki testi sonuçları gösterilmektedir. Test sonuçlarına göre, yeme bozukluğuna sahip olma durumları ile sigara içme durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir (Ki-Kare=4.589, p<0.05).

Çapraz tabloya ilişkin analiz sonuçları incelendiğinde, sigara içen öğrencilerin %38.18’inde (21 kişi) yeme bozukluğu olduğu görülürken, sigara içmeyen öğrencilerin %22.41’inde (39 kişi) yeme bozukluğu olduğu görülmektedir.

Tablo 6: Beden kitle indeksi düzeyleri ile yeme bozukluğu olma durumlarının karşılaştırılması

bki yeme bozukluğu karşılaştırma

Tablo 6’da öğrencilerin yeme bozukluğuna sahip olma durumları ile beden kitle indeksi düzeyleri arasındaki ki-kare ilişki testi sonuçları gösterilmektedir. Test sonuçlarına göre, yeme bozukluğuna sahip olma durumları ile beden kitle indeksi düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir (Ki-Kare=124.740, p<0.05).

Çapraz tabloya ilişkin analiz sonuçları incelendiğinde, beden kitle indeks düzeyi düşük kilolu olan öğrencilerin %9.78’inde (9 kişi), normal kilolu olan öğrencilerin %14.00’ında (14 kişi), yüksek kilolu olan öğrencilerin %100.00’ında (37 kişi) yeme bozukluğu olduğu görülmektedir.

Tablo 7: Kronik hastalığa sahip olma durumları ile yeme bozukluğuna sahip olma durumlarının karşılaştırılması

kronik hastalık yeme bozukluğu karşılaştırma

Tablo 7’de öğrencilerin yeme bozukluğuna sahip olma durumları ile kronik hastalığa sahip olma durumları arasındaki ki-kare ilişki testi sonuçları gösterilmektedir. Test sonuçlarına göre, yeme bozukluğuna sahip olma durumları ile kronik hastalığa sahip olma durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir (Ki-Kare=20.442, p<0.05).

Çapraz tabloya ilişkin analiz sonuçları incelendiğinde, kronik hastalığı olan öğrencilerin yeme bozukluğu görülmezken, kronik hastalığa sahip olmayan öğrencilerin %33.33’ünde (60 kişi) yeme bozukluğu olduğu görülmektedir.

Tablo 8: Yeme bozukluğuna sahip olma durumları ile beslenme şekline göre karşılaştırılması

beslenme şekli yeme bozukluğu karşılaştırma

Tablo 8’de öğrencilerin yeme bozukluğuna sahip olma durumları ile beslenme şekline göre ki-kare ilişki testi sonuçları gösterilmektedir. Test sonuçlarına göre, yeme bozukluğuna sahip olma durumları ile beslenme şekli arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir (p<0.05).

Çapraz tabloya ilişkin analiz sonuçları incelendiğinde, beslenme şekli ev yemekleri olan öğrencilerin %36.51’inde (23 kişi), üniversite yemekhanesi olan öğrencilerin %26.87’sinde (18 kişi), ayaküstü beslenme olan öğrencilerin %26.39’unda yeme bozukluğu olduğu görülürken, kafeterya ve diğer olan öğrencilerin yeme bozukluğu olmadığı görülmektedir.

Tablo 9: Yeme bozukluğuna sahip olma durumları ile öğün sayısına göre karşılaştırılması

öğün sayısı yeme bozukluğu çapraz tablo

Tablo 9’da öğrencilerin yeme bozukluğuna sahip olma durumları ile öğün sayısına göre ki-kare ilişki testi sonuçları gösterilmektedir. Test sonuçlarına göre, yeme bozukluğuna sahip olma durumları ile öğün sayısı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir (p<0.05).

Çapraz tabloya ilişkin analiz sonuçları incelendiğinde, öğün sayısı 2 olan öğrencilerin %9.23’ünde (6 kişi), 3 olan öğrencilerin %17.19’unda (11 kişi), 4 olan öğrencilerin %9.52’sinde (6 kişi), 5 olan öğrencilerin %100.00’ında (21 kişi), 6 olan öğrencilerin %100.00’ında (16 kişi) yeme bozukluğu olduğu görülmektedir.